emzirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emzirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2010 Cuma

Emzirme Reformu

Daha bebişim karnımdayken, hep dua ettim onu emzirmenin hazzını yaşayabileyim diye. Allah herkese nasip etmeyebiliyor. Kiminin sütü gelmiyor, kiminin sütü yetmiyor vs. Çok şükür ki, Tuğra'yı tam altı ay sadece anne sütü ile besleyebildim. Ancak o altı ayı cımbızla koparabildim ne yazık ki. Çünkü devlet doğumdan sonra sadece üç ay izin veriyor. Peki doktorlar ne diyor, bebeğinizi altı ay sadece anne sütü ile besleyin. Ama bunu başarabilmek için binbir yola başvurmak zorunda bıraktırıyor mevcut mevzuat insanı. Rapor üstüne yıllık izin bir daha rapor. Üstüne bir de "Eee ne zaman işe başlayacaksın" diye bekleyen amirlerin stresi. Allahtan benim amirlerim çok anlayışlıydı. En azından o stresi yaşamadım.

Altı ay sonra işe başladığımda, ek gıdaya geçtik. Ancak Tuğra halen çoğunlukla anne sütü ile besleniyordu. Ben iş yerinde süt sağıyordum. Ne şartlarda tabii. Çalıştığım oda 4 kişilikti. Herkesin öğle yemeğine çıkmasını bekliyor, emzirme önlüğümü takıp hörhör sesleri ile sütümü sağıyordum. Yan odada da ortak kullanımda bir buzdolabımız vardı. Oraya da sağdığım sütü koyuyordum. Diğer insanların tecrübelerini okudukça daha şanslı olduğumu anlıyorum. Ama yine de boş oda aradığım zamanları, öğlen çalışmak zorunda kalıp süt sağmakta zorlandığım zamanları da unutmadım değil. Ha biri geldi ha gelecek stresi de cabası. Anne olmak kolay değil.

Demem o ki, madem anne sütü bebek için bu kadar önemli, Sağlık Bakanlığımız bu işe bir el atmalı. Doğum izni altı aya çıkmalı.Süt sağmak için uygun koşullar yaratılmalı. Süt sağmak işten kaytarmak olarak görülmemeli. Topluma sağlıklı bireyler kazandırmak kutsal görülmeli. Araya kaynamamalı... 

Acıyan göğüs uçları için çare: kara lahana yaprağı

Tuğra doğduğunda onu hemen emzirmeye başladım. Ancak yoğun emzirme maratonu ne yazık ki özellikle bir göğsümde yara oluşturdu. Göğüs uçları için özel kremler denedim, ama ne fayda. Sonunda ister koca karı metodu dersiniz, ister bitkisel çözüm kara lahana yaprağına başvurdum. Sonuç inanılmazdı. Yara birkaç uygulamanın sonunda geçti ve bir daha da oluşmadı. Yapmanız gereken ise şu: kara lahana yaprağını ocakta yumuşayana ve rengi koyulaşana kadar ısıtmak.Sonra soğumadan göğsünüze uygulamak. Biraz sıcak olup, canınızı acıtabilir. Ama sonuç katlanmaya değer diye düşünüyorum. Zira bebeğinizi emzirirken acı çekmek çok daha kötü olsa gerek. Bir de sonrasında lahananın kötü kokusunu gidermek için göğsünüzü silmenizi tavsiye ediyorum. Bebeğinizin o kötü kokuyu alıp,emmekten vazgeçmesini istemezsiniz eminim. Test edildi, onaylandı,herkese tavsiye ederim.

29 Eylül 2010 Çarşamba

Doğum sonrası emzirme maratonu

Çetrefilli geçen doğum sonrasında Tuğra'yı hemen emzirmeye başladım. Normal doğum sonrasında süt hemen gelir, sezaryenden sonra geç gelir derler ya, ben hemen sütüm geldi zannettim. O kadar kan kaybından ve yorgunluktan sonra sütüm tabii ki gelmemiş. Peki ben bunu ne zaman fark ettim. 2 gün sonra. Tuğra emme içgüdüsüyle beni emiyor, doktorlar da gelip "Aa ne güzel emiyor, bol bol emsin, rahmin toparlanması için emmesi lazım diyorlardı". Gerçekten sütüm gelmese de Tuğra emdikçe rahmin toparlandığını gösteren doğum sancısına benzer sancılar çekiyordum. Belki de beni Tuğra iyileştirdi, hem fizyolojik hem de psikolojik olarak.

Ama ne yazık ki aç kaldı bebişim. Şekeri düşüp, sürekli uyumaya başlayınca bişeylerin ters gittiğini anladım. O zamana kadar da az az mama vermiştik, ama yetmemiş demek ki. Mama miktarını artırdık. Bu sefer de baygın durumda olduğu için şırınga ile vermeye başladık. Çünkü hemen uyuya kalıyordu. Canım benim o halini hatırladıkça üzülüyorum. Üçüncü gün sütüm geldiğinde bu sefer memeyi de reddetmeye başlamıştı. Garibim iki gün boşboş emmiş, dalga mı geçiyorsunuz benle diyordu herhalde :)

Sonunda doktorumu ikna edip eve çıktığımızda moral düzelmesinin de etkisiyle sütüm arttı ve Tuğriş emmeye başladı. Bebekler doğum sonrasında kilo kaybeder ama Tuğra o zamana kadar normalden fazla kilo kaybetmişti. Tuğrişi doğduğu zamanki gibi tosuncuk yapmak için emzirme maratonumuz başladı. İki saatte bir uyusa da uyanık da olsa emziriyordum Tuğrişi. Emzirirken de zaman tutuyordum. 20 dakikadan az emzirmiyordum. Bazen mememde uyuya kalıyordu, o zaman da yanağına pıt pıt vuruyordum, tekrar emmeye başlıyordu. Çok sevimli bir bıdıktı. Bir de sanılanın aksine 10 dakika bir göğüsü 10 dakika diğerini emzirmiyordum. Tek seferde bir göğüsü veriyordum. Doğum öncesinde gittiğim emzirme eğitiminde, memeden önce sulu süt geldiğini, sütün sonra yoğunlaştığını anlatmışlardı. Yani süt önce çorba, sonra ana yemek sonra tatlı kıvamında geliyordu. Bir seferde iki göğüsü birden emzirdiğinizde bebek sadece çorba içmiş olacak, asıl besleyici olan yağlı sütü tadamayacaktı.

Nitekim, Tuğra bir haftalıkken gittiğimiz doktor kontrolünde, emzirme maratonun başarıya ulaştığını görmüş olduk. Tuğriş doğum kilosuna ulaşmıştı, hem de iki gün aç kalmasına rağmen. Üç aylık olana kadar sadece anne sütüyle her ay birer kilo aldı. Altı aylık olana kadar sadece anne sütü ile beslendi. Şu an 13 aylık geceleri hala anne sütü alıyor. Bakalım nereye kadar devam edecek...